Dr. Berrak logo

Dr. Berrak

Berrak Beyoğlu Oruç

Kadın Hastalıkları & Doğum & Tüp Bebek

Hakkındaİlk Nefes
Hizmetler
Gebelik TakibiTüp Bebek TedavisiJinekolojik CerrahiGenital Estetik & Lazer & DolguAdolesan Jinekoloji
Rehber
GebelikTüp Bebek & İnfertiliteGenital EstetikMenopozHPV & TaramaCerrahi TedavilerJinekolojiDoğum & Lohusalık
İletişim
Randevu Al
Dr. Berrak logo
AnasayfaHakkındaİlk Nefes
Tüm HizmetlerGebelik TakibiTüp Bebek TedavisiJinekolojik CerrahiGenital Estetik & Lazer & DolguAdolesan Jinekoloji
Tüm YazılarGebelikTüp Bebek & İnfertiliteGenital EstetikMenopozHPV & TaramaCerrahi TedavilerJinekolojiDoğum & Lohusalık
İletişim
Randevu Al
Mother and baby themed clinic visual

Dr. Berrak

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Modern tip yaklasimi ve bireysel takip anlayisiyla her hastaya guvenli, sakin ve anlasilir bir surec sunuyorum.

İletişim Bilgileri

Memorial Çağrı Merkezi: 0216 542 66 66 / 444 7 888
drberrakbeyogluoruc@gmail.com
Yeni Sahra, Karaman Cd No: 1, 34634 Ataşehir/İstanbul

Hizli Linkler

Ana SayfaHizmetlerHakkımdaBlogIletisimRandevu Al

© 2025 Doktor Berrak. Tüm Hakları Saklıdır.

Cerrahi Tedaviler Rehberi
Ana Sayfa/Blog/Cerrahi Tedaviler
Cerrahi Tedaviler

Cerrahi Tedaviler Rehberi

O
Op. Dr. Berrak Beyoğlu Oruç·2 Nisan 2026·30 dk okuma

İçindekiler

4 ana başlık arasında hızlıca gezinin.

4

Paylaş

Bloga Dön

Poliklinik işlemleri, günübirlik girişimler, laparoskopik ameliyatlar, V-NOTES, prolapsus cerrahisi ve jinekolojik aciller hakkında kapsamlı bir rehber.

Paylaş

Rehbere Giriş

Cerrahi tedaviler, yalnızca ameliyat günü ile sınırlı bir süreç değildir; doğru hasta seçimi, uygun işlem planlaması, işlem sonrası iyileşme ve uzun dönem takip birlikte değerlendirilmelidir. Poliklinikte anestezisiz uygulanabilen işlemlerden günübirlik girişimlere, laparoskopik cerrahiden jinekolojik acillere kadar uzanan geniş bir yelpazede her işlem, hastanın ihtiyacına göre kişiselleştirilir. Bu rehber; spiral ve implant gibi poliklinik uygulamalarından histeroskopi, LEEP ve küretaja, sezaryen, serklaj, laparoskopik ameliyatlar, V-NOTES, tüp bağlama, vajinal histerektomi, prolapsus ve genital estetik operasyonlarına kadar uzanan temel cerrahi tedavi başlıklarını bir araya getirir. İçerik bilgilendirme amaçlıdır; kesin değerlendirme ve işlem planı hekim muayenesi ile yapılmalıdır.

1

Konu Başlığı

Anestezisiz Poliklinik İşlemleri

Spiral Takılması

Spiral (rahim içi araç - RİA), rahim içine yerleştirilen ve uzun süreli, geri dönüşümlü doğum kontrolü sağlayan etkili bir korunma yöntemidir. Küçük, genellikle T şeklinde olan bu cihazlar, kadın doğum uzmanı tarafından kısa süren bir işlemle rahim içine yerleştirilir. Günlük ilaç kullanımına gerek olmaması ve yıllarca koruma sağlaması nedeniyle güvenilir ve pratik bir yöntemdir. İstenildiğinde çıkarıldığında doğurganlık hızla geri döner. Spiral takılması işlemi genellikle adet döneminde veya adet bitiminden hemen sonra yapılır; bu dönemde rahim ağzı daha açık olduğu için işlem daha konforlu olur ve gebelik ihtimali dışlanmış olur. İşlem birkaç dakika sürer. Takılma sırasında kısa süreli kramp tarzı ağrı hissedilebilir ancak çoğu hasta günlük yaşamına hemen dönebilir.

Hormonsuz (Bakırlı) Spiral Çeşitleri

Bakırlı spiraller hormon içermez ve gebeliği bakır iyonlarının sperm hareketini bozması ve döllenmeyi engellemesi yoluyla önler. Rahim içinde oluşturduğu ortam spermler için elverişsiz hale gelir. Türkiye’de en sık kullanılan uzun etkili korunma yöntemlerinden biridir ve modele göre yaklaşık 5–10 yıl koruyuculuk sağlar. Bakırlı spiral özellikle hormon kullanmak istemeyen veya hormonal yöntemlerin uygun olmadığı kadınlar için iyi bir seçenektir. Emzirme döneminde güvenle kullanılabilir. Ancak bazı kadınlarda adet kanamalarında artış, adet süresinde uzama veya adet sancılarında belirginleşme görülebilir. Bu nedenle yoğun adet kanaması olan hastalarda dikkatli değerlendirme yapılmalıdır. Spiral seçimi; rahim yapısı, adet düzeni, daha önce doğum yapıp yapmama durumu ve hastanın konfor beklentisine göre kişiselleştirilir.

Nova-T (Novate) Spiral

Nova-T (Novate), klasik T-şekilli bakırlı spiral grubunun en yaygın kullanılan örneklerinden biridir. Plastik T gövdesi üzerine sarılı bakır tel sayesinde sperm hareketini bozarak gebeliği önler. Klinik deneyimi uzun yıllara dayanan, etkinliği ve güvenilirliği iyi bilinen bir yöntemdir. Genellikle doğum yapmış kadınlarda rahat uygulanır ve modele göre 5–10 yıl koruyuculuk sağlayabilir. Ancak bazı kadınlarda adet kanamasında artış ve adet sancılarında belirginleşme görülebilir; bu nedenle hasta seçimi önemlidir.

GyneFix (Çerçevesiz / Boncuklu Spiral)

GyneFix, “frameless” yani çerçevesiz spiral olarak bilinen farklı bir bakırlı RİA türüdür. T şeklinde bir gövdesi bulunmaz; bakır silindirler ince bir ip üzerinde dizilidir ve rahmin üst

kısmına özel bir teknikle sabitlenir. Rahim içinde sert bir çerçeve bulunmadığı için özellikle küçük rahim yapısına sahip kadınlarda veya spiral kayması / rahatsızlığı yaşayan hastalarda avantaj sağlayabilir. Özellikle daha önce doğum yapmamış kadınlarda ve bakırlı spiral sonrası kanama yoğunluğunda artış yaşamış kadınlarda uygulanabilir. Rahim şekline daha esnek uyum göstermesi nedeniyle ağrı ve düşme oranlarının bazı hastalarda daha düşük olabileceği belirtilmektedir. Uzun etkili olup yaklaşık 5 yıl koruma sağlar.

Ballerine Spiral (IUB – Intrauterin Ball)

Ballerine spiral, klasik T-şeklindeki spirallerden farklı olarak küresel (top şeklinde) tasarıma sahip yeni nesil bir bakırlı rahim içi araçtır. İnce bir tel üzerine dizilmiş küçük bakır boncuklardan oluşur ve rahim içine yerleştiğinde yuvarlak formunu alır. Esnek yapısı sayesinde rahim boşluğuna daha doğal uyum sağlaması hedeflenir. Özellikle daha önce doğum yapmamış kadınlarda veya klasik spirallere bağlı rahatsızlık yaşayan hastalarda tercih edilebilir. Yer kaplama şekli nedeniyle bazı hastalarda kramp ve batma hissinin daha az olduğu bildirilmektedir. Koruyuculuğu genellikle 5 yıla kadar devam eder.

Hormonlu Spiral

Hormonlu spiral, düşük doz progesteron hormonu (levonorgestrel) salgılayarak gebeliği önleyen bir rahim içi araçtır. Bu hormon rahim iç tabakasını inceltir, servikal mukusu koyulaştırır ve spermlerin rahim içine ilerlemesini zorlaştırır. Koruyuculuğu oldukça yüksektir ve kullanılan modele bağlı olarak 5 yıl etkili olabilir. Hormonlu spiralin önemli avantajlarından biri adet kanamasını azaltmasıdır. Hatta bazı kadınlarda adetler belirgin şekilde azalabilir veya tamamen kesilebilir; bu nedenle yoğun adet kanaması, ağrılı adet (dismenore) veya endometriozis gibi durumlarda tedavi amaçlı da tercih edilebilir. Sistemik hormon düzeyi düşük olduğu için doğum kontrol haplarına göre yan etkileri genellikle daha azdır. Emzirme döneminde güvenle kullanılabilir İster bakırlı ister hormonlu olsun, spiral seçimi kişinin yaşı, adet düzeni, doğum öyküsü, eşlik eden hastalıkları ve beklentilerine göre kadın doğum uzmanı ile birlikte planlanmalıdır. Doğru hasta seçimi ile spiral, uzun süreli ve güvenilir bir korunma yöntemi sunar.

Cilt Altı İmplant Takılması

Cilt altı implant, gebelikten korunmak amacıyla kolun iç kısmında deri altına yerleştirilen, ince ve esnek bir çubuk şeklindeki uzun etkili doğum kontrol yöntemidir. İçeriğinde düşük doz progesteron hormonu bulunur ve bu hormon zaman içinde kontrollü olarak salınarak gebeliği önler. Günlük ilaç kullanımı gerektirmemesi ve yüksek koruyuculuk oranı nedeniyle modern ve güvenilir korunma yöntemleri arasında yer alır. İmplant, genellikle lokal anestezi altında üst kolun iç yüzüne küçük bir uygulama ile yerleştirilir ve işlem yalnızca birkaç dakika sürer. Cerrahi bir kesi gerektirmez; işlem

sonrası hasta günlük yaşamına hemen dönebilir. Yerleştirildikten sonra dışarıdan fark edilmez ancak elle hissedilebilir. Kullanılan modele bağlı olarak yaklaşık 3 yıl boyunca etkili koruma sağlar. Cilt altı implant, yumurtlamayı baskılayarak, servikal mukusu koyulaştırarak ve rahim iç tabakasını incelterek gebeliği önler. Emzirme döneminde güvenle kullanılabilir ve östrojen içermediği için doğum kontrol haplarını kullanamayan kadınlar için iyi bir alternatiftir. Etkinliği oldukça yüksektir ve kullanıcı hatasına bağlı koruma kaybı neredeyse yoktur. En sık görülen yan etki adet düzeninde değişikliklerdir. Bazı kadınlarda düzensiz lekelenmeler görülebilirken, bazılarında adetler belirgin şekilde azalabilir veya tamamen kesilebilir. Bu durum zararlı değildir ancak işlem öncesinde hastaya mutlaka bilgi verilmelidir. İstenildiği zaman yine lokal anestezi ile kolayca çıkarılabilir ve çıkarıldıktan kısa süre sonra doğurganlık geri döner. Cilt altı implant, uzun süreli ancak geri dönüşümlü korunma isteyen kadınlar için etkili ve konforlu bir seçenektir.

Rahim Ağzından Polip Alınması (Servikal Polipektomi)

Rahim ağzı (serviks) polipleri, genellikle iyi huylu olan ve rahim ağzı kanalından dışarı doğru uzanan küçük doku oluşumlarıdır. Çoğu zaman rutin jinekolojik muayene sırasında fark edilirler; bazen ara kanama, ilişki sonrası lekelenme veya vajinal akıntı gibi şikâyetlere neden olabilirler. Tanı genellikle spekulum muayenesi ile kolayca konulur ve uygun görülen durumlarda polip aynı seansta alınabilir. Servikal poliplerin çıkarılması işlemi çoğunlukla poliklinik şartlarında, anestezi gerektirmeden yapılabilen kısa ve pratik bir işlemdir. Muayene pozisyonunda, özel ince aletler yardımıyla polip nazikçe tutulur ve kendi sapı etrafında döndürülerek çıkarılır. İşlem genellikle birkaç dakika sürer ve çoğu hastada yalnızca hafif adet sancısına benzer kısa süreli bir kramp hissi oluşur. İşlem sonrası hasta günlük yaşamına hemen dönebilir. Polip çıkarıldıktan sonra alınan doku, kesin tanı amacıyla patolojik incelemeye gönderilir. İşlem sonrası hafif lekelenme tarzında kanama birkaç gün sürebilir ve bu durum normal kabul edilir. Nadiren enfeksiyon veya tekrar polip gelişimi görülebilir; bu nedenle düzenli jinekolojik kontrollerin sürdürülmesi önemlidir. Poliklinikte yapılan servikal polipektomi, hem tanı hem de tedavi sağlayan, güvenli ve konforlu bir girişimdir.

Kolposkopi ve Rahim Ağzı Biyopsileri

Kolposkopi, rahim ağzının (serviks), vajinanın ve gerektiğinde vulvanın özel bir büyütücü cihaz (kolposkop) yardımıyla ayrıntılı olarak incelenmesini sağlayan tanısal bir işlemdir. Genellikle smear testinde anormal sonuç saptandığında, HPV testi pozitif olduğunda veya rahim ağzında şüpheli bir görünüm izlendiğinde uygulanır. Amaç, gözle fark edilemeyen hücresel değişiklikleri büyüterek değerlendirmek ve gerekli durumlarda hedeflenmiş biyopsi almaktır.

İşlem poliklinik ortamında, jinekolojik muayene pozisyonunda gerçekleştirilir ve çoğunlukla anestezi gerektirmez. Rahim ağzına özel solüsyonlar (asetik asit ve bazen iyot solüsyonu) uygulanarak anormal hücre alanları görünür hale getirilir.Boyama yapılan ürünler yakıcı madde olmayıp herhangi bir ağrı duyulmasına neden olmaz. Şüpheli bölgeler saptandığında, küçük doku örnekleri alınarak rahim ağzı biyopsisi yapılır. Biyopsi sırasında kısa süreli batma veya adet sancısına benzer hafif bir kramp hissedilebilir. Alınan biyopsi örnekleri patoloji laboratuvarında incelenerek hücresel değişikliklerin derecesi belirlenir. Bu değerlendirme sayesinde enfeksiyon, HPV’ye bağlı değişiklikler, servikal displazi (CIN) veya nadiren kanser öncüsü ya da kanser hücreleri erken dönemde tespit edilebilir. Kolposkopi, özellikle rahim ağzı kanserinin erken tanı ve önlenmesinde en önemli basamaklardan biridir. İşlem sonrasında hafif lekelenme veya koyu renkli akıntı birkaç gün sürebilir ve genellikle normaldir. Biyopsi alınan hastalara kısa süre tampon kullanmama, vajinal ilişkiye ara verme ve havuz / denizden kaçınma önerilebilir. Kolposkopi ve servikal biyopsiler, doğru hasta yönetimi ve erken tedavi planlaması açısından güvenli, hızlı ve yol gösterici bir değerlendirme yöntemidir.

Genital Siğil (Kondilom) Tedavileri

Genital siğiller, Human Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonuna bağlı olarak genital bölgede ortaya çıkan, genellikle iyi huylu ancak bulaşıcı cilt lezyonlarıdır. Tek veya çok sayıda olabilir ve zamanla büyüyerek yayılma gösterebilir. Bazı hastalarda kaşıntı, tahriş veya kozmetik rahatsızlık oluştururken, bazen hiçbir belirti vermeden de fark edilebilir. Tedavinin amacı mevcut siğilleri ortadan kaldırmak, yayılımı azaltmak ve hastanın yaşam konforunu artırmaktır. Genital siğil tedavisinde farklı yöntemler bulunsa da günümüzde lazerle yakma (lazer ablasyon) özellikle yaygın, dirençli veya çok sayıda siğil bulunan hastalarda öne çıkan etkili bir tedavi seçeneğidir. Lazer enerjisi, siğil dokusunu kontrollü şekilde buharlaştırarak çevre sağlıklı dokulara minimal zarar verir. İşlem genellikle lokal anestezi altında yapılır ve lezyonların büyüklüğüne göre kısa sürede tamamlanır. Özellikle vajina girişi, serviks çevresi veya hassas anatomik bölgelerde yüksek hassasiyet sağlaması önemli bir avantajdır. Lazer tedavisinin en önemli avantajları; kanamanın az olması, işlem sırasında sterilizasyon etkisi sağlaması, iyileşme süresinin görece hızlı olması ve estetik açıdan daha iyi sonuçlar elde edilmesidir. Aynı seansta çok sayıda lezyon temizlenebilir ve tekrarlayan siğillerde etkinliği yüksektir. İşlem sonrası genellikle birkaç gün süren hafif hassasiyet ve kabuklanma görülebilir; bu süreç normal iyileşmenin bir parçasıdır. Alternatif tedavi yöntemlerinden biri de kriyoterapi (gaz ile dondurma) yöntemi. Bu yöntemde sıvı nitrojen veya benzeri soğutucu gazlar kullanılarak siğil dokusu dondurulur ve hücrelerin hasarlanması sağlanır. İşlem poliklinik şartlarında uygulanabilir, genellikle anestezi gerektirmez ve küçük, sınırlı sayıdaki siğillerde etkili bir seçenek olabilir. İşlem sonrası birkaç gün içinde kabuklanma ve lezyonun kendiliğinden düşmesi beklenir. Tedavi sonrası HPV virüsü tamamen vücuttan yok olmayabileceği için nadiren tekrar siğil oluşumu görülebilir. Bu nedenle düzenli kontroller, bağışıklık sistemini destekleyen yaşam

alışkanlıkları ve uygun yaş grubunda HPV aşısı önerisi önem taşır. Erken dönemde uygulanan uygun tedavi ve takip ile genital siğiller güvenli ve etkili şekilde kontrol altına alınabilir.

Genital Lazer ve Estetik Uygulamalar

Genital lazer ve estetik uygulamalar, kadın genital bölgesinin hem fonksiyonel hem de estetik açıdan iyileştirilmesini amaçlayan modern tedavi yöntemlerini kapsar. Doğumlar, yaşlanma, hormonal değişiklikler veya genetik faktörler nedeniyle genital bölgede gevşeme, kuruluk, renk değişikliği ya da şekilsel farklılıklar oluşabilir. Bu uygulamalar yalnızca kozmetik amaçlı değil; aynı zamanda yaşam kalitesini artırmak, konforu desteklemek ve bazı fonksiyonel şikâyetleri azaltmak amacıyla da yapılmaktadır. Genital lazer uygulamaları, kontrollü ısı enerjisi oluşturarak vajinal dokuda kolajen üretimini uyarır ve doku yenilenmesini destekler. Bu sayede vajinal gevşeme hissi, hafif idrar kaçırma şikâyetleri, vajinal kuruluk ve ilişki sırasında rahatsızlık gibi durumlarda iyileşme sağlanabilir. İşlem genellikle ağrısızdır, anestezi gerektirmez ve poliklinik şartlarında kısa sürede uygulanır. Günlük yaşama dönüş hemen mümkündür ve çoğu zaman birkaç seans halinde planlanır. En sık uygulama protokolü 3 seans şeklindedir ve seanslar genellikle 4–6 hafta aralıklarla planlanır. Hastanın şikâyetine ve doku yanıtına göre bazı durumlarda 2 seans yeterli olabilirken, daha belirgin vajinal gevşeme veya idrar kaçırma şikâyetlerinde ek seanslar önerilebilir. Elde edilen etkinin devamı için yılda bir kez hatırlatma (maintenance) seansı yapılması önerilebilir. Genital estetik uygulamalar ise kişinin ihtiyacına göre planlanan işlemleri içerir. Labioplasti (iç dudak küçültme), dış dudak dolgunlaştırma, genital bölge renk açma (depigmentasyon), doğum sonrası skar düzenleme ve perine estetiği en sık uygulanan işlemler arasındadır. Amaç doğal görünümü koruyarak hastanın fiziksel konforunu ve özgüvenini artırmaktır. Bu uygulamalar kişiye özel değerlendirme sonrası planlanmalı ve mutlaka kadın doğum uzmanı tarafından yapılmalıdır. Doğru hasta seçimi ve gerçekçi beklentilerle gerçekleştirildiğinde genital lazer ve estetik işlemler güvenli, konforlu ve hasta memnuniyeti yüksek uygulamalar arasında yer almaktadır.

Genital Beyazlatma

Genital beyazlatma, dış genital bölgede zamanla oluşan koyulaşma (hiperpigmentasyon) görünümünü azaltmak ve cilt tonunu daha homojen hale getirmek amacıyla yapılan estetik uygulamaları ifade eder. Genital bölgede renk koyulaşması; hormonal değişiklikler, gebelik, doğumlar, sürtünme, epilasyon yöntemleri, yaşlanma ve genetik yatkınlık gibi birçok nedene bağlı olarak gelişebilir. Bu durum tıbbi bir hastalık değildir ancak bazı kişilerde estetik veya psikolojik rahatsızlık oluşturabilir. Uygulamada en sık tercih edilen yöntem lazer ile renk açma tedavileridir. Lazer enerjisi, ciltte melanin pigmentini hedef alarak kontrollü bir yenilenme süreci başlatır ve zamanla daha

açık, eşit tonlu bir görünüm oluşmasına yardımcı olur. İşlem genellikle poliklinik ortamında uygulanır, anestezi gerektirmez ve ortalama 15–20 dakika sürer. Günlük yaşama hemen dönülebilir; işlem sonrası hafif kızarıklık veya hassasiyet kısa sürede düzelir. Genital beyazlatma genellikle 2–4 seans halinde planlanır ve seanslar arasında yaklaşık 3–4 hafta bırakılır. Cilt tipine ve pigmentasyon derecesine göre sonuçlar kademeli olarak ortaya çıkar. Uygulama sonrası güneşten korunma, tahriş edici işlemlerden kaçınma ve önerilen bakım ürünlerinin kullanılması tedavi başarısını artırır. Doğru hasta seçimi ve uygun tekniklerle uygulandığında genital beyazlatma işlemleri güvenli, konforlu ve hasta memnuniyeti yüksek estetik uygulamalar arasında yer alır.

Genital Bölge Kimyasal Peeling Genital bölge kimyasal peeling, dış genital alanda (özellikle bikini hattı ve dış dudaklar) oluşan renk koyulaşmasını azaltmak, cilt tonunu eşitlemek ve cilt kalitesini artırmak amacıyla uygulanan medikal bir cilt yenileme işlemidir. Zamanla hormonal değişiklikler, sürtünme, epilasyon yöntemleri, gebelik, yaşlanma ve genetik faktörlere bağlı olarak genital bölgede hiperpigmentasyon gelişebilir. Kimyasal peeling, cildin üst tabakasını kontrollü şekilde yenileyerek daha aydınlık ve homojen bir görünüm elde edilmesini hedefler. Uygulamada genital bölgeye özel formüle edilmiş düşük konsantrasyonlu kimyasal solüsyonlar (genellikle laktik asit, glikolik asit, mandelik asit veya kombine peeling içerikleri) kullanılır. Bu maddeler cildin yüzeyel tabakasında kontrollü soyulma oluşturur ve yeni, daha sağlıklı cilt hücrelerinin oluşumunu uyarır. İşlem poliklinik ortamında uygulanır, genellikle ağrısızdır ve yaklaşık 10–15 dakika sürer. Günlük yaşama hemen dönülebilir. Genital kimyasal peeling genellikle 3–6 seans halinde planlanır ve seanslar arasında ortalama 2–4 hafta aralık bırakılır. İşlem sonrası hafif kızarıklık, hassasiyet veya ince soyulma görülebilir; bu durum beklenen bir iyileşme sürecidir. Uygulama sonrasında bölgenin tahrişten korunması, önerilen nemlendirici ve bakım ürünlerinin kullanılması tedavi etkinliğini artırır. Uygun hasta seçimi ve uzman hekim tarafından uygulandığında genital kimyasal peeling güvenli ve etkili bir cilt yenileme yöntemidir.

Aşı Uygulamaları (HPV ve Gebelik aşıları,Kan Uyuşmazlığı İğnesi)

Kadın sağlığında koruyucu hekimlik önemli bir yer tutar ve aşı uygulamaları hem anne sağlığını hem de bebek sağlığını korumada kritik rol oynar. HPV aşıları, gebelik döneminde önerilen aşılar ve kan uyuşmazlığı (Rh uygunsuzluğu) durumunda uygulanan koruyucu iğneler, kadın doğum pratiğinde sık uygulanan koruyucu girişimler arasındadır. Bu uygulamalar hastalık oluşmadan önce koruma sağlamayı amaçlar. HPV (Human Papilloma Virüsü) aşısı, rahim ağzı kanseri başta olmak üzere HPV’ye bağlı gelişebilen genital siğiller ve bazı kanser türlerine karşı koruma sağlar. Özellikle HPV tip 16 ve 18 gibi yüksek riskli türlere karşı güçlü bağışıklık oluşturur. Aşı ideal olarak cinsel yaşam başlamadan önce önerilse de, erişkin yaşta ve HPV ile karşılaşmış kişilerde de koruyucu

fayda sağlayabilir. Yaşa bağlı olarak 2 veya 3 doz şeklinde uygulanır ve hem kadınlara hem erkeklere yapılabilmektedir. Gebelikte uygulanan aşılar, anne adayını enfeksiyonlara karşı korurken aynı zamanda bebeğe de pasif bağışıklık kazandırır. Gebelikte en sık önerilen aşılar; tetanoz-difteri- boğmaca (Tdap) aşısı,RSV (Respiratuvar Sinsityal Virüs) ve mevsimsel grip (influenza) aşısıdır. Tdap aşısı genellikle gebeliğin ilerleyen haftalarında uygulanarak yenidoğanı özellikle boğmaca enfeksiyonuna karşı korumayı amaçlar. Grip aşısı ise gebeliğin her döneminde güvenle yapılabilir ve anne adayında gelişebilecek ağır solunum yolu enfeksiyonlarını önlemeye yardımcı olur. Kan uyuşmazlığı iğnesi (Anti-D immünoglobulin), Rh negatif anne ile Rh pozitif bebek arasında kan grubu uyuşmazlığı riski bulunan durumlarda uygulanır. Amaç, annenin bağışıklık sisteminin bebeğin kan hücrelerine karşı antikor geliştirmesini önlemektir. Genellikle gebeliğin 28. haftasında koruyucu doz uygulanır ve doğum sonrası bebeğin Rh pozitif olması durumunda tekrar yapılır. Ayrıca düşük, kanama, amniyosentez veya travma gibi özel durumlarda da ek doz gerekebilir. Bu uygulama, sonraki gebeliklerde gelişebilecek ciddi kan uyuşmazlığı hastalığını önlemede hayati öneme sahiptir.

2

Konu Başlığı

Anestezi Altında Günü Birlik İşlemler

Anestezi Altında Küretaj / Gebelik Sonlandırma

Gebelik sonlandırma (küretaj), istenmeyen veya tıbbi nedenlerle devam ettirilmesi uygun olmayan gebeliklerin, uzman hekim tarafından güvenli tıbbi koşullarda sonlandırılması işlemidir. İşlem genellikle gebeliğin erken haftalarında uygulanır ve kadın sağlığını korumayı amaçlayan kontrollü bir tıbbi girişimdir. Günümüzde gebelik sonlandırma hem ilaçla düşük yöntemi hem de anestezi altında küretaj şeklinde gerçekleştirilebilmektedir. Hangi yöntemin tercih edileceği gebelik haftası, hastanın tıbbi durumu ve kişisel tercihine göre belirlenir. İlaçla düşük (medikal abortus) yönteminde, gebeliğin sonlandırılması için özel ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar gebelik dokusunun rahimden ayrılmasını ve rahmin kasılarak içeriğin doğal yolla atılmasını sağlar. Genellikle erken gebelik haftalarında uygulanır ve cerrahi işlem gerektirmez. İşlem süreci birkaç gün içinde tamamlanır ve adet sancısına benzer kramp ile kanama görülebilir. Bazı durumlarda kanamanın kontrolü veya işlemin tamamlandığından emin olmak için hekim kontrolü ve ultrason değerlendirmesi gerekir. Anestezi altında küretaj ise kısa süren cerrahi bir işlemdir. Genellikle sedasyon veya kısa etkili genel anestezi altında uygulanır; hasta işlem sırasında ağrı hissetmez. Rahim ağzı nazikçe genişletildikten sonra vakum aspirasyon yöntemi kullanılarak gebelik materyali rahim içinden temizlenir. İşlem çoğu zaman 5–10 dakika sürer ve hasta kısa bir dinlenme sonrası günlük yaşamına dönebilir. Modern vakum teknikleri sayesinde işlem güvenli, kontrollü ve komplikasyon oranı oldukça düşüktür. İşlem sonrası hafif kasık ağrısı ve birkaç gün sürebilen kanama normal kabul edilir. Hekim tarafından enfeksiyon riskini azaltmak için bazı öneriler yapılır ve kontrol muayenesi

planlanır. Uygun tıbbi koşullarda ve uzman hekim tarafından gerçekleştirilen gebelik sonlandırma işlemleri, kadın sağlığı açısından güvenli yöntemlerdir ve kişiye özel danışmanlık ile planlanması önemlidir.

Anestezi Altında Rahim içi Biyopsi (PROBE Küretaj)

Rahim içi biyopsi, diğer adıyla probe küretaj, rahim iç tabakasından (endometrium) doku örneği alınarak mikroskobik inceleme yapılmasını sağlayan tanısal bir işlemdir. Özellikle düzensiz adet kanamaları, menopoz sonrası kanama, kalınlaşmış endometrium varlığı, uzun süren lekelenmeler veya hormonal düzensizliklerin araştırılmasında uygulanır. Amaç, rahim iç tabakasındaki olası polip, hiperplazi (endometrial kalınlaşma), enfeksiyon veya kanser öncüsü hücresel değişiklikleri erken dönemde tespit etmektir. İşlem genellikle anestezi altında gerçekleştirilir ve hasta işlem sırasında ağrı veya rahatsızlık hissetmez. Rahim ağzı nazikçe genişletildikten sonra özel küretler yardımıyla rahim içinden doku örneği alınır. İşlem kısa sürer ve çoğunlukla 10–15 dakika içerisinde tamamlanır. Aynı seansta rahim içi tamamen değerlendirilmiş olur ve gerektiğinde tanısal olduğu kadar tedavi edici etki de sağlayabilir. Alınan doku örnekleri patoloji laboratuvarına gönderilerek ayrıntılı inceleme yapılır. Patoloji sonucu, hastanın tedavi planının belirlenmesinde önemli rol oynar. Özellikle menopoz sonrası kanamalarda veya ultrasonografide endometrium kalınlığının artmış olduğu durumlarda probe küretaj tanı açısından oldukça değerli bir yöntemdir. İşlem sonrasında hafif kasık ağrısı ve birkaç gün sürebilen lekelenme tarzında kanama görülebilir. Genellikle hasta aynı gün taburcu edilir ve kısa sürede normal yaşamına dönebilir. Anestezi altında yapılan rahim içi biyopsi, hem hasta konforunu artıran hem de doğru tanıya ulaşmayı sağlayan güvenli ve sık uygulanan jinekolojik girişimlerden biridir.

Histeroskopi

Histeroskopi, rahim iç boşluğunun ince bir kamera sistemi (histeroskop) yardımıyla doğrudan görüntülenmesini sağlayan modern bir tanı ve tedavi yöntemidir. Vajinal yoldan girilerek uygulandığı için karın bölgesinde kesi yapılmaz. Rahim içinin detaylı şekilde değerlendirilmesine olanak tanıyan bu yöntem; polip, miyom, yapışıklık, rahim içi perde (septum) ve anormal kanama nedenlerinin araştırılmasında sıkça kullanılır. Histeroskopi tanısal veya operatif (tedavi edici) amaçla yapılabilir. Tanısal histeroskopide rahim içi kamera ile incelenirken, operatif histeroskopide özel ince cerrahi aletler kullanılarak polip alınması, submukoz miyom çıkarılması, yapışıklıkların açılması veya rahim içi anomalilerin düzeltilmesi gibi işlemler aynı seansta gerçekleştirilebilir. Bu özelliği sayesinde hem teşhis hem tedavi tek işlemde sağlanabilir. İşlem, yapılacak girişimin kapsamına göre poliklinik şartlarında veya kısa süreli anestezi altında ameliyathane ortamında uygulanabilir. Rahim içi görüntüleme için steril sıvı verilerek rahim boşluğu genişletilir ve kamera ile ayrıntılı inceleme yapılır. İşlem süresi genellikle 10–30 dakika arasında değişir ve hasta çoğunlukla aynı gün taburcu edilir.

Histeroskopi sonrası hafif kasık ağrısı ve birkaç gün sürebilen lekelenme normal kabul edilir. Karın kesisi olmaması, hızlı iyileşme süresi ve yüksek tanısal doğruluğu nedeniyle günümüzde rahim içi patolojilerin değerlendirilmesinde altın standart yöntemlerden biri olarak kabul edilmektedir. Uygun hasta seçimi ile güvenli ve konforlu bir jinekolojik girişimdir.

LEEP

LEEP (Loop Electrosurgical Excision Procedure), rahim ağzında (serviks) saptanan anormal hücrelerin ince bir elektrik akımı taşıyan tel halka yardımıyla çıkarılması işlemidir. Genellikle smear testi, HPV testi veya kolposkopi sonrası tespit edilen servikal displazi (CIN – rahim ağzı hücresel değişiklikleri) varlığında uygulanır. Amaç, kanser öncüsü lezyonları erken dönemde tedavi ederek rahim ağzı kanseri gelişimini önlemektir. İşlem çoğunlukla lokal anestezi altında, poliklinik veya kısa süreli ameliyathane koşullarında gerçekleştirilir. Rahim ağzındaki şüpheli alan özel bir tel halka ile kontrollü şekilde çıkarılır. İşlem genellikle 5–10 dakika sürer ve hasta işlem sırasında hafif baskı hissi dışında belirgin ağrı hissetmez. Aynı zamanda hem tedavi edici hem de tanısal bir yöntemdir; çıkarılan doku patolojik incelemeye gönderilerek kesin tanı elde edilir. LEEP işleminin önemli avantajlarından biri, anormal dokunun tamamen çıkarılmasını sağlarken rahim ve doğurganlığın korunmasına olanak tanımasıdır. Modern teknikler sayesinde kanama riski düşüktür ve işlem sonrası iyileşme süreci genellikle hızlıdır. Çoğu hasta aynı gün normal günlük aktivitelerine dönebilir. İşlem sonrasında birkaç hafta sürebilen sulu akıntı veya hafif lekelenme görülebilir ve bu durum normal kabul edilir. Bu süreçte tampon kullanımından, vajinal ilişkiden ve havuz / deniz gibi ortamlardan geçici olarak kaçınılması önerilir. Düzenli smear ve HPV kontrolleri, tedavi sonrası takip açısından önemlidir. LEEP, rahim ağzı kanserinin önlenmesinde etkili ve güvenli bir tedavi yöntemidir.

Bartolin kist çıkartılması (Marsupializasyon)

Bartholin bezleri, vajina girişinin her iki yanında bulunan ve vajinal kayganlığı sağlayan sıvıyı üreten küçük bezlerdir. Bu bezlerin kanallarının tıkanması sonucu sıvı birikmesiyle Bartholin kisti oluşur. Kistler bazen belirti vermeden fark edilebilirken, enfekte olduklarında ağrı, şişlik, kızarıklık ve otururken ya da yürürken rahatsızlık gibi şikâyetlere yol açabilir. Tekrarlayan veya büyük kistlerde cerrahi tedavi gerekebilir. Marsupializasyon, Bartholin kistinin kalıcı tedavisinde uygulanan cerrahi bir yöntemdir. İşlem sırasında kist açılır, içindeki sıvı boşaltılır ve kist duvarı vajinal cilde dikilerek küçük, kalıcı bir açıklık oluşturulur. Böylece bez salgısı yeniden birikmez ve kistin tekrar oluşma riski azaltılır. İşlem genellikle lokal veya kısa süreli anestezi altında yapılır ve yaklaşık 15–20 dakika sürer.

Marsupializasyonun amacı kisti tamamen çıkarmaktan ziyade bez kanalının sürekli açık kalmasını sağlamaktır. Bu yöntem, özellikle tekrarlayan Bartholin kistleri veya apselerinde etkili ve tercih edilen bir tedavi seçeneğidir. İşlem sonrası hasta çoğunlukla aynı gün taburcu edilir ve günlük yaşamına kısa sürede dönebilir. İyileşme sürecinde birkaç gün hafif ağrı, hassasiyet veya akıntı görülebilir. Ilık oturma banyoları iyileşmeyi destekleyebilir. Enfeksiyon riskini azaltmak için hekimin önerilerine uyulması ve kontrol muayenelerinin aksatılmaması önemlidir. Marsupializasyon, Bartholin kistlerinin tedavisinde güvenli, etkili ve tekrarlama riskini azaltan bir cerrahi yöntemdir.

3

Konu Başlığı

Cerrahi İşlemler

Sezaryen Doğum

Sezaryen doğum, bebeğin vajinal yolla değil, annenin karın duvarı ve rahmi üzerine yapılan cerrahi kesi aracılığıyla dünyaya getirilmesi işlemidir. Anne veya bebeğin sağlığını korumak amacıyla planlı olarak ya da doğum sürecinde gelişen tıbbi gereklilikler nedeniyle uygulanabilir. Günümüzde modern cerrahi teknikler ve anestezi yöntemleri sayesinde güvenli şekilde gerçekleştirilen en sık obstetrik cerrahi işlemlerden biridir. Sezaryen doğum genellikle spinal veya epidural anestezi altında yapılır; bu sayede anne uyanık olur ve doğum anına tanıklık edebilir. Acil durumlarda genel anestezi tercih edilebilir. Cerrahi işlem sırasında karın alt kısmına yapılan küçük bir kesi ile rahme ulaşılır ve bebek birkaç dakika içinde doğurtulur. Ardından plasenta çıkarılır ve cerrahi katlar anatomik olarak kapatılır. İşlem ortalama 30–45 dakika sürer. Sezaryen doğum; bebeğin ters gelmesi, plasenta yerleşim anomalileri, ilerlemeyen doğum eylemi, fetal distres, çoğul gebelikler veya daha önce geçirilmiş bazı rahim ameliyatları gibi durumlarda tercih edilebilir. Bazı gebeliklerde ise anne ve hekimin ortak değerlendirmesi sonucunda planlı sezaryen kararı alınabilir. Amaç her zaman anne ve bebeğin en güvenli şekilde doğumu gerçekleştirmektir. Ameliyat sonrası anne genellikle 1–2 gün hastanede takip edilir. İlk günlerde hafif ağrı ve hareket kısıtlılığı normaldir; erken mobilizasyon iyileşmeyi hızlandırır. Emzirme çoğunlukla ameliyat sonrası erken dönemde başlatılabilir. Uygun bakım ve takip ile sezaryen doğum sonrası iyileşme süreci genellikle hızlı ve sorunsuz ilerler. Sezaryen, gerekli durumlarda anne ve bebek sağlığını koruyan güvenli bir cerrahi doğum yöntemidir.

Rahim Ağzı Yetmezliği (SERKLAJ / Rahim Ağzı Dikişi)

Rahim ağzı yetmezliği, gebelik sırasında rahim ağzının (serviks) ağrı veya kasılma olmadan erken dönemde kısalması ve açılması durumudur. Bu durum özellikle ikinci trimesterde

gebelik kaybı veya erken doğum riskine yol açabilir. Daha önce ağrısız gebelik kaybı öyküsü olan hastalarda, serviksin ultrasonografide kısa ölçülmesi durumunda veya risk faktörleri bulunan gebeliklerde değerlendirme yapılır. Serklaj (rahim ağzı dikişi), rahim ağzını mekanik olarak desteklemek amacıyla uygulanan cerrahi bir işlemdir. İşlem sırasında serviks çevresine güçlü bir dikiş materyali yerleştirilerek rahim ağzının kapalı kalması sağlanır. Genellikle vajinal yoldan uygulanır ve çoğu zaman spinal veya kısa süreli genel anestezi altında gerçekleştirilir. İşlem yaklaşık 15–30 dakika sürer ve hasta çoğunlukla aynı gün veya ertesi gün taburcu edilir. Serklaj işlemi koruyucu (profilaktik), ultrason bulgularına bağlı veya acil (terapötik) amaçla uygulanabilir. En sık gebeliğin 12–14. haftaları arasında planlı olarak yapılır; ancak bazı durumlarda serviks kısalığı saptandığında daha ileri haftalarda da uygulanabilir. Amaç gebeliğin mümkün olduğunca güvenli haftalara kadar devam etmesini sağlamaktır. İşlem sonrası hafif kasık ağrısı veya lekelenme görülebilir ve genellikle kısa sürede düzelir. Hastaya enfeksiyon belirtileri, su gelmesi veya düzenli kasılma gibi durumlarda başvurması önerilir. Serklaj dikişi çoğunlukla gebeliğin 36–37. haftalarında alınır ve ardından normal doğum mümkün olabilir. Uygun hasta seçimi ile serklaj, erken doğum riskini azaltmada etkili ve güvenli bir tedavi yöntemidir.

Laparoskopik (Kapalı) Ameliyatlar

Laparoskopik cerrahi, karın bölgesine yapılan küçük kesilerden kamera ve özel cerrahi aletler kullanılarak gerçekleştirilen modern ameliyat yöntemidir. “Kapalı ameliyat” olarak da bilinen bu teknik sayesinde karın açılmadan operasyon yapılır. Kamera ile büyütülmüş görüntü altında çalışılması cerraha yüksek hassasiyet sağlarken, hastalar açısından daha az ağrı, daha küçük izler, daha kısa hastanede kalış süresi ve hızlı iyileşme gibi önemli avantajlar sunar. Günümüzde birçok jinekolojik hastalığın tedavisinde güvenle uygulanmaktadır.

Rahim Alma (Laparoskopik Histerektomi)

Laparoskopik histerektomi, rahmin kapalı yöntemle çıkarılması işlemidir. Miyomlar, tedaviye dirençli anormal kanamalar, adenomyozis, kronik pelvik ağrı veya bazı jinekolojik hastalıklarda uygulanabilir. Karın duvarına açılan küçük deliklerden yerleştirilen kamera ve cerrahi aletler yardımıyla rahim güvenli şekilde ayrılır ve genellikle vajinal yoldan çıkarılır. Açık ameliyata kıyasla daha az kan kaybı, daha düşük enfeksiyon riski ve hızlı günlük yaşama dönüş önemli avantajlarıdır. Hastalar çoğunlukla 1 veya 2 gün içinde taburcu edilir ve kısa sürede normal aktivitelerine dönebilir.

Rahim Koruyucu Cerrahi: Myomektomi

Myomektomi, rahim korunarak yalnızca miyomların çıkarılması işlemidir. Özellikle gebelik planı olan kadınlarda tercih edilen rahim koruyucu bir cerrahidir. Laparoskopik yöntemle

yapılan myomektomide miyomlar dikkatli şekilde çıkarılır ve rahim dokusu anatomik olarak onarılır. Kapalı yöntem sayesinde ameliyat sonrası ağrı daha az olur, iyileşme süresi kısalır ve estetik açıdan daha iyi sonuçlar elde edilir. Uygun hasta seçimi ile laparoskopik myomektomi, hem semptomların giderilmesini hem de doğurganlığın korunmasını sağlar.

Yumurtalık Kisti Çıkarılması (Laparoskopik Over Kistektomi)

Yumurtalık kistlerinin büyük, ağrıya neden olan, büyüme gösteren veya görüntüleme açısından takip gerektiren durumlarında cerrahi tedavi planlanabilir. Laparoskopik over kistektomi işleminde amaç, kisti çıkarırken sağlıklı yumurtalık dokusunu mümkün olduğunca korumaktır. Kapalı cerrahi yöntemi sayesinde hastalar genellikle kısa sürede ayağa kalkar ve günlük yaşamlarına hızlı dönüş sağlar. Daha az doku travması oluşması, özellikle üreme çağındaki kadınlarda yumurtalık rezervinin korunması açısından önemli bir avantajdır. Laparoskopik cerrahi, günümüzde yumurtalık kistlerinin tedavisinde güvenli ve etkili bir yaklaşım olarak yaygın şekilde uygulanmaktadır.

Endometriozis Cerrahisi (Derin Pelvik Endometriozis)

Endometriozis, rahim iç tabakasına benzer dokunun rahim dışında yerleşmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Derin pelvik endometriozis (DPE) ise bu odakların yüzeyel dokuların ötesine geçerek 5 mm’den daha derine yerleştiği, hastalığın daha ileri ve kompleks formudur. En sık uterosakral bağlar, rektovajinal septum, bağırsaklar, mesane ve pelvik sinir yapıları tutulabilir. Şiddetli adet ağrısı, kronik kasık ağrısı, ağrılı ilişki, bağırsak veya idrar yaparken ağrı ve infertilite gibi yaşam kalitesini belirgin etkileyen şikâyetlere yol açabilir. Amaç yalnızca lezyonları yakmak değil, hastalıklı dokuların dikkatli şekilde tamamen çıkarılmasıdır. Cerrahi sırasında pelvik anatomiyi koruyarak ağrıya neden olan odaklar temizlenir, yapışıklıklar açılır ve etkilenen organlar fonksiyonel olarak yeniden düzenlenir. Deneyimli cerrahi ekip tarafından uygulandığında bu yaklaşım ağrı kontrolünde belirgin iyileşme sağlayabilir ve uygun hastalarda gebelik şansını artırabilir. Endometriozis cerrahisi kişiye özel planlanmalı ve hastalığın yaygınlığına göre multidisipliner yaklaşım gerektirebilir.

İzsiz Cerrahi / Manken Ameliyatı (V-NOTES)

V-NOTES (Vaginal Natural Orifice Transluminal Endoscopic Surgery), jinekolojik ameliyatların vajinal yoldan, karında kesi yapılmadan gerçekleştirildiği modern ve ileri bir cerrahi yöntemdir. “İzsiz cerrahi” olarak da adlandırılan bu teknikte cerrahi aletler vajina yoluyla yerleştirilir ve operasyon endoskopik kamera eşliğinde gerçekleştirilir. Karın duvarında kesi olmadığı için dışarıdan görülebilen ameliyat izi oluşmaz. “Manken ameliyatı” ifadesi, ameliyat sonrası karın bölgesinde hiç görünür kesi izi olmaması nedeniyle, özellikle estetik kaygıların ön planda olduğu anlatımlarda ortaya çıkmış popüler bir tanımlamadır.

V-NOTES yöntemi özellikle rahim alma (histerektomi), yumurtalık kisti ameliyatları ve bazı rahim-tüp cerrahilerinde uygulanabilmektedir. Kamera ile büyütülmüş görüntü altında çalışılması cerraha yüksek görüş kalitesi sağlarken, minimal doku travması sayesinde ameliyat sonrası ağrı genellikle daha az olur. Hastalar çoğu zaman aynı gün veya ertesi gün taburcu edilebilir ve günlük yaşama dönüş süresi oldukça kısadır. Bu yöntemin en önemli avantajları; cilt kesisi olmaması, estetik açıdan iz bırakmaması, enfeksiyon ve yara yeri komplikasyonlarının düşük olması ve hızlı iyileşme sürecidir. Ayrıca karın duvarı kasları korunur, bu da ameliyat sonrası hareket konforunu artırır. Uygun hasta seçimi ve deneyimli cerrahi ekip ile uygulandığında V-NOTES, minimal invaziv cerrahinin en güncel ve konforlu yaklaşımlarından biri olarak öne çıkmaktadır.

Tüp Bağlama (Tüp Ligasyonu)

Tüp bağlama, kadınlarda kalıcı doğum kontrolü sağlamak amacıyla fallop tüplerinin cerrahi olarak kapatılması işlemidir. Yumurtalık ile rahim arasındaki geçiş yolu olan tüpler bağlandığında veya kapatıldığında sperm ile yumurtanın karşılaşması engellenir ve gebelik oluşmaz. Uzun süreli ve kesin korunma isteyen, çocuk sayısını tamamlamış kadınlar için etkili bir yöntemdir. İşlem çoğunlukla laparoskopik (kapalı) cerrahi yöntemiyle gerçekleştirilir. Karın bölgesine açılan küçük kesilerden kamera ve cerrahi aletler yerleştirilerek tüpler bağlanır, klipslenir veya yakılarak kapatılır. Bazı durumlarda sezaryen doğum sırasında aynı seansta da uygulanabilir. Ameliyat genellikle kısa sürer ve hasta çoğu zaman aynı gün veya ertesi gün taburcu edilir. Tüp bağlama işlemi hormonları etkilemez; adet düzeni, menopoz yaşı veya cinsel istekte değişiklik oluşturmaz. Yumurtalıklar normal şekilde çalışmaya devam eder, yalnızca gebelik oluşması engellenir. Koruyuculuğu çok yüksek olmakla birlikte kalıcı bir yöntem olduğu için işlem öncesinde hastanın kararından emin olması önemlidir. Ameliyat sonrası iyileşme süreci genellikle hızlıdır ve birkaç gün içinde günlük yaşama dönüş mümkündür. Nadiren geri dönüş ameliyatları yapılsa da başarı oranı sınırlı olabileceğinden tüp bağlama kalıcı bir korunma yöntemi olarak değerlendirilmelidir. Uygun hasta seçimi ve ayrıntılı danışmanlık ile güvenli ve etkili bir cerrahi doğum kontrol yöntemidir.

Vajinadan Rahim Alma (Vajinal Histerektomi)

Vajinal histerektomi, rahmin karın bölgesinde kesi yapılmadan, tamamen vajinal yoldan çıkarılması işlemidir. Minimal invaziv cerrahi yöntemlerden biri olan bu ameliyatta dışarıdan görünen bir ameliyat izi oluşmaz. Özellikle rahim sarkması (uterin prolapsus), tedaviye dirençli anormal kanamalar, miyomlar veya bazı iyi huylu jinekolojik hastalıklarda tercih edilen güvenli bir cerrahi yöntemdir. Ameliyat genellikle spinal, epidural veya genel anestezi altında gerçekleştirilir. Cerrah, vajinal yoldan rahme ulaşarak destek dokularını kontrollü şekilde ayırır ve rahmi vajina

aracılığıyla çıkarır. Karın kesisi olmadığı için ameliyat sonrası ağrı genellikle daha az olur, iyileşme süreci hızlıdır ve enfeksiyon riski açık ameliyatlara kıyasla daha düşüktür. Vajinal histerektominin en önemli avantajları; ameliyat izi olmaması, hastanede kalış süresinin kısa olması ve günlük yaşama hızlı dönüş sağlamasıdır. Çoğu hasta 1–2 gün içinde taburcu edilir ve birkaç hafta içerisinde normal aktivitelerine dönebilir. Uygun hastalarda estetik ve konfor açısından oldukça avantajlı bir yöntemdir. Ameliyat sonrası hafif vajinal akıntı veya lekelenme bir süre görülebilir ve iyileşme döneminde vajinal ilişkiye geçici olarak ara verilmesi önerilir. Hasta seçimi, rahmin büyüklüğü ve eşlik eden hastalıklar yöntemin belirlenmesinde önemlidir. Deneyimli cerrahi ekip tarafından uygulandığında vajinal histerektomi güvenli, etkili ve hasta konforu yüksek bir cerrahi seçenektir.

İdrar Kaçırma Ameliyatları

İdrar kaçırma (üriner inkontinans), özellikle öksürme, hapşırma, egzersiz veya ani hareketler sırasında istemsiz idrar kaybı ile ortaya çıkan ve kadınlarda sık görülen bir sağlık sorunudur. Doğumlar, pelvik taban kaslarının zayıflaması, menopoz, yaşlanma ve genetik yatkınlık bu durumun en sık nedenleri arasındadır. Yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen idrar kaçırma şikâyeti, uygun değerlendirme sonrası cerrahi yöntemlerle etkili şekilde tedavi edilebilir. Cerrahi tedavi genellikle stres tipi idrar kaçırma durumlarında tercih edilir. En sık uygulanan yöntemlerden biri orta üretral sling (askı ameliyatları – TOT / TVT) operasyonlarıdır. Bu yöntemde idrar kanalının altına destek sağlayan özel bir bant yerleştirilerek mesane boynu desteklenir ve idrar kaçırma engellenir. İşlem çoğunlukla kısa süreli anestezi altında yapılır, yaklaşık 20–30 dakika sürer ve hastalar genellikle aynı gün veya ertesi gün taburcu edilir. Minimal invaziv tekniklerle yapılan bu ameliyatlarda kesi alanları oldukça küçüktür ve iyileşme süreci hızlıdır. Hastaların büyük çoğunluğunda günlük yaşam aktivitelerine kısa sürede dönüş mümkündür. Başarı oranları yüksek olup, özellikle uygun hasta seçimi yapıldığında uzun dönem sonuçları oldukça yüz güldürücüdür. Ameliyat sonrası ilk haftalarda ağır kaldırmaktan kaçınmak, pelvik tabanı zorlayacak aktiviteleri sınırlamak ve hekim önerilerine uymak iyileşmeyi destekler. İdrar kaçırma tedavisi kişiye özel planlanır; cerrahi karar öncesinde detaylı muayene, gerekirse ürodinamik değerlendirme ve yaşam tarzı önerileri ile en uygun tedavi yöntemi belirlenir.

Prolapsus (Rahim Sarkması) Operasyonları

Rahim sarkması (uterin prolapsus), rahmi ve pelvik organları destekleyen bağ ve kasların zayıflaması sonucu rahmin vajinal kanala doğru aşağı yer değiştirmesi durumudur. Doğumlar, yaşlanma, menopoz, kronik kabızlık, ağır kaldırma ve pelvik taban kaslarının zayıflaması en sık nedenler arasındadır. Hastalarda vajinada dolgunluk hissi, ele gelen kitle, idrar kaçırma, idrar yapmada zorlanma veya ilişki sırasında rahatsızlık gibi şikâyetler görülebilir.

Prolapsus tedavisinde cerrahi yaklaşım, sarkmanın derecesine, hastanın yaşına, eşlik eden şikâyetlerine ve çocuk isteğine göre planlanır. Hafif vakalarda pelvik taban egzersizleri veya vajinal pesser kullanılabilirken, ileri derecede sarkmalarda cerrahi tedavi tercih edilir. Amaç pelvik organların anatomik olarak yeniden desteklenmesi ve hastanın yaşam kalitesinin artırılmasıdır. Cerrahi tedaviler çoğunlukla vajinal yoldan yapılan onarıcı ameliyatlar şeklinde uygulanır. Vajinal histerektomi ile birlikte pelvik taban onarımı, ön ve arka vajinal duvar tamiri (anterior–posterior kolporafi) veya rahim korunarak yapılan askılama (suspansiyon) ameliyatları uygulanabilir. Uygun hastalarda laparoskopik veya V-NOTES yöntemleri de tercih edilebilir. Cerrahi yöntem kişiye özel olarak belirlenir. Ameliyat sonrası iyileşme süreci genellikle hızlıdır; birkaç hafta ağır kaldırmaktan ve pelvik tabanı zorlayan aktivitelerden kaçınılması önerilir. Doğru cerrahi teknik ve uygun hasta seçimi ile prolapsus ameliyatları, hem anatomik düzelme hem de idrar ve yaşam konforunda belirgin iyileşme sağlayan etkili tedavi seçenekleridir.

Genital Estetik(Labioplasti ve Klitoris Estetiği)

Genital estetik ameliyatlar, dış genital bölgenin hem fonksiyonel hem de estetik açıdan düzenlenmesini amaçlayan cerrahi işlemlerdir. Doğuştan gelen anatomik farklılıklar, doğumlar, yaşlanma, hormonal değişiklikler veya kişisel konfor beklentileri nedeniyle genital bölgede şekil ve görünüm değişiklikleri oluşabilir. Bu durum bazı kadınlarda fiziksel rahatsızlık, hijyen sorunları, spor aktivitelerinde sürtünme veya özgüven kaybına neden olabilir. Genital estetik işlemler, kişinin konforunu ve yaşam kalitesini artırmayı hedefler. Labioplasti, iç dudakların (labium minus) büyük, asimetrik veya sarkık olduğu durumlarda yapılan şekillendirme ameliyatıdır. Fazla doku dikkatli şekilde çıkarılarak daha simetrik ve doğal bir görünüm elde edilir. İşlem genellikle lokal anestezi veya hafif sedasyon altında yapılır ve yaklaşık 30–60 dakika sürer. Ameliyat sonrası iyileşme hızlıdır; çoğu hasta birkaç gün içinde günlük yaşamına dönebilir. Klitoris estetiği (klitoral hudoplasti) ise klitorisi çevreleyen fazla deri dokusunun düzenlenmesi işlemidir. Amaç klitorisin anatomik yapısını koruyarak estetik görünümü iyileştirmek ve bazı hastalarda hijyen veya hassasiyetle ilişkili şikâyetleri azaltmaktır. Çoğunlukla labioplasti ile birlikte uygulanır ve doğal anatomiyi korumaya yönelik hassas cerrahi teknikler kullanılır. Ameliyat sonrası ilk haftalarda hafif ödem ve hassasiyet görülmesi normaldir. İyileşme sürecinde hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve hekimin önerilerine uyulması önemlidir. Uygun hasta seçimi ve deneyimli cerrahi yaklaşım ile genital estetik ameliyatlar güvenli, izleri minimal ve hasta memnuniyeti yüksek işlemler arasında yer almaktadır.

Vajina Daraltma(Vajinoplasti)

Vajinoplasti, vajinal kanalın gevşemesi veya genişlemesi durumunda vajinal dokuların cerrahi olarak sıkılaştırılması amacıyla yapılan bir estetik ve fonksiyonel cerrahi işlemdir. Vajinal

gevşeme çoğunlukla normal doğumlar, yaşlanma, bağ dokusu zayıflığı veya hormonal değişikliklere bağlı olarak gelişir. Bu durum bazı kadınlarda vajinal genişlik hissi, ilişki sırasında azalmış his veya pelvik taban zayıflığına bağlı şikâyetlere yol açabilir. Vajinoplasti, vajinal destek dokularını güçlendirerek anatomik yapının yeniden düzenlenmesini hedefler. Ameliyat genellikle vajinal yoldan uygulanır ve dışarıdan görünen bir kesi izi oluşmaz. Cerrahi sırasında gevşemiş vajinal kaslar ve destek dokular anatomik olarak onarılır, fazla mukozal doku çıkarılarak vajinal kanal daraltılır. İşlem çoğunlukla spinal, lokal sedasyon veya genel anestezi altında yapılır ve ortalama 60-90 dakika sürer. Hastalar genellikle aynı gün veya ertesi gün taburcu edilir. Vajinoplasti yalnızca estetik amaçlı değil, bazı hastalarda pelvik taban desteğini artırarak fonksiyonel fayda da sağlayabilir. Gerektiğinde perine onarımı (doğum izi düzeltme) ile birlikte uygulanabilir. Cerrahi planlama hastanın şikâyetleri, doğum öyküsü ve anatomik değerlendirme sonucunda kişiye özel yapılır. Ameliyat sonrası birkaç hafta hafif ödem, hassasiyet ve akıntı görülebilir. İyileşme sürecinde ağır egzersizlerden kaçınılması ve genellikle 4–6 hafta vajinal ilişkiye ara verilmesi önerilir. Uygun hasta seçimi ve doğru cerrahi teknikle uygulandığında vajinoplasti, hem fonksiyonel hem estetik açıdan hasta memnuniyeti yüksek bir cerrahi yöntemdir.

Doğum İzi Düzeltme (Perineoplasti / Perine onarımı)

Perineoplasti, normal doğum sonrası vajina girişi ile anüs arasındaki bölgede (perine) oluşan doğum kesisi (epizyotomi) izlerinin, yırtıkların veya iyileşme sonrası gelişen şekil bozukluklarının cerrahi olarak düzeltilmesi işlemidir. Bazı doğumlarda doku iyileşmesi istenilen şekilde olmayabilir ve bu durum estetik görünümde değişiklik, vajinal genişleme hissi, ilişki sırasında rahatsızlık veya hijyen sorunlarına yol açabilir. Perine onarımı, hem fonksiyonel hem de estetik iyileşme sağlamayı amaçlar. Ameliyat sırasında eski skar dokusu çıkarılır, gevşemiş kas ve destek dokular anatomik olarak yeniden onarılır ve vajina girişi daha doğal bir yapıya kavuşturulur. İşlem genellikle lokal anestezi, sedasyon veya kısa süreli genel anestezi altında yapılır ve ortalama 30–45 dakika sürer. Vajinal yoldan uygulandığı için dışarıdan belirgin bir ameliyat izi oluşmaz. Perineoplasti çoğu zaman vajinoplasti ile birlikte uygulanabilir ve özellikle doğum sonrası vajinal gevşeme şikâyeti olan hastalarda ek fayda sağlar. Ameliyat sonrası hafif ödem, hassasiyet ve birkaç gün sürebilen akıntı normaldir. Hastalar genellikle kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilir. İyileşme sürecinde bölge hijyenine dikkat edilmesi, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması ve genellikle 4–6 hafta vajinal ilişkiye ara verilmesi önerilir. Doğru cerrahi teknik ve uygun hasta seçimi ile perineoplasti, doğum sonrası oluşan fonksiyonel ve estetik sorunların giderilmesinde etkili ve hasta memnuniyeti yüksek bir onarım işlemidir.

4

Konu Başlığı

Jinekolojik Operatif Aciller

Jinekolojik aciller, ani gelişen ve hızlı tanı ile tedavi gerektiren, bazen hayatı tehdit edebilen kadın sağlığı durumlarını kapsar. Şiddetli kasık ağrısı, ani başlayan karın ağrısı, bayılma hissi, yoğun vajinal kanama veya bulantı-kusma gibi belirtiler jinekolojik acillerin habercisi olabilir. Bu durumlarda erken değerlendirme, doğru tanı ve gerektiğinde acil cerrahi müdahale hem hastanın sağlığını hem de üreme fonksiyonlarını korumak açısından büyük önem taşır.

Ektopik Rüptür (Dış Gebelik Yırtılması)

Dış gebelik, döllenmiş yumurtanın rahim dışında, en sık fallop tüpüne yerleşmesi durumudur. Tedavi edilmediğinde gebelik dokusunun büyümesi tüpün yırtılmasına (rüptür) ve karın içine ciddi kanamaya neden olabilir. Ani başlayan şiddetli kasık ağrısı, omuz ağrısı, baş dönmesi, bayılma hissi ve vajinal kanama en önemli belirtilerdir. Bu durum acil müdahale gerektirir ve çoğu zaman laparoskopik cerrahi ile gebelik dokusu tüpten çıkarılır veya gerekli durumlarda hasarlı tüp alınarak iç kanama kontrol edilir. Kapalı cerrahi yöntemi sayesinde daha az ağrı, daha hızlı iyileşme, kısa hastanede kalış süresi ve doğurganlığın korunması açısından avantaj sağlanır; hastalar çoğunlukla kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilir. Erken müdahale hayat kurtarıcıdır.

Over Kist Rüptürü (Yumurtalık Kisti Yırtılması)

Yumurtalık kistlerinin ani şekilde yırtılması sonucu karın içine sıvı veya kan sızmasıyla (karın içi kanama) oluşur. Hastalarda genellikle ani başlayan tek taraflı kasık ağrısı görülür ve bazen bulantı veya hafif kanama eşlik edebilir. Çoğu vakada ağrı kesici ve yakın takip yeterli olurken, iç kanamanın fazla olduğu durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Ultrason ve klinik değerlendirme ile tanı konur ve hastanın genel durumu tedavi yaklaşımını belirler. Laparoskopide karın duvarına açılan küçük kesilerden kamera ve ince cerrahi aletler yerleştirilerek karın içi kanama kontrol altına alınır ve soruna neden olan doku güvenli şekilde tedavi edilir. Over kist rüptüründe kanama odakları durdurulur, gerekirse kist dokusu temizlenerek sağlıklı yumurtalık dokusu korunur.

Over Torsiyonu (Yumurtalık Dönmesi)

Over torsiyonu, yumurtalığın kendi etrafında dönerek kan dolaşımının bozulması durumudur ve gerçek bir cerrahi acildir. Ani başlayan şiddetli kasık ağrısı, bulantı ve kusma en tipik bulgulardır. Kan akımı uzun süre kesilirse yumurtalık dokusunda kalıcı hasar gelişebilir. Bu nedenle erken tanı çok önemlidir. Tedavi genellikle laparoskopik ameliyat ile yumurtalığın eski pozisyonuna getirilmesi (detorsiyon) ve mümkün olduğunca organın korunması şeklinde uygulanır. Jinekolojik acillerde erken başvuru ve hızlı müdahale, hem yaşam güvenliği hem de doğurganlığın korunması açısından kritik öneme sahiptir. Ani ve şiddetli kasık ağrısı durumunda gecikmeden kadın doğum değerlendirmesi yapılması önerilir.

Önemli Bilgi

İçerikteki bilgiler bilgilendirme amaçlıdır; kesin tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesi gereklidir.

Etiketler

#Gebelik#Beslenme#Kadın Sağlığı#Cerrahi Tedaviler
Op. Dr. Berrak Beyoğlu Oruç

Op. Dr. Berrak Beyoğlu Oruç

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Kadın sağlığı, gebelik takibi ve cerrahi süreçlerde her hastama özel, anlaşılır ve güven veren takip ve tedavi planı sunmayı önemsiyorum.

Tüm Yazıları Gör ->

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Genital Estetik Rehberi

Genital Estetik

Genital Estetik Rehberi

2 Nisan 2026

Oku ->
Menopoz ve Sağlıklı Yaş Alma Rehberi

Menopoz

Menopoz ve Sağlıklı Yaş Alma Rehberi

2 Nisan 2026

Oku ->
HPV ve Kanser Taraması Rehberi

HPV & Tarama

HPV ve Kanser Taraması Rehberi

2 Nisan 2026

Oku ->

Rehber Bilgisi

Okuma Süresi

30 dakika

Yayın Tarihi

2 Nisan 2026

Ana Başlık

4

Alt Başlık

36

Bu Konuda Destek Alın

Gebelik, kadın sağlığı ve tedavi süreciyle ilgili sorularınızda profesyonel destek için iletişime geçebilirsiniz.

Online Randevuya Git

Randevu Almak İster misiniz?

Sağlık sorularınız için profesyonel destek alın; size uygun süreci birlikte planlayalım.

Randevu Talep Et